Jinekoloji

Toplam 4 konu/makale/uzmanlık bulundu.

Jinekolojik Muayene

Jinekolojik Muayene: Kadın Sağlığının Korunmasında Bilimsel, Etik ve Hukuki Boyutlar

1. Giriş

Kadın sağlığı alanında en temel koruyucu hekimlik uygulamalarından biri jinekolojik muayenedir. Günümüzde dijital arama trendlerinde “jinekolojik muayene nedir”, “ilk jinekolojik muayene nasıl olur”, “bekaret testi yapılır mı”, “jinekolojik muayene öncesi dikkat edilmesi gerekenler”, “Antalya kadın doğum doktoru”, “Antalya jinekoloji muayene”, “Antalya jinekolog önerisi” gibi ifadelerin yoğun şekilde aranması, kadınların bu konuda hem bilgiye hem güvene dayalı bir hizmet arayışında olduklarını göstermektedir.

Antalya’da faaliyet gösteren sağlık merkezimiz, Türk Tabipler Birliği etik ilkeleri, Türk Ceza Kanunu (TCK), Hasta Hakları Yönetmeliği ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) çerçevesinde tam gizlilik, tıbbi etik ve bilimsel doğruluk ilkelerine uygun biçimde jinekolojik muayene hizmeti sunmaktadır.


2. Jinekolojik Muayenenin Tanımı ve Amacı

Jinekolojik muayene, kadınların üreme sistemi organlarının değerlendirilmesi, olası hastalıkların erken teşhisi ve genel cinsel sağlığın korunması amacıyla yapılan tıbbi incelemedir.
Muayene, rahim (uterus), yumurtalıklar (overler), vajina, serviks (rahim ağzı) ve dış genital organların değerlendirilmesini kapsar.

Jinekolojik muayenenin temel amaçları:

  • Üreme organlarının sağlık durumunu değerlendirmek

  • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları (CYBE) tespit etmek

  • Adet düzensizlikleri, ağrı veya akıntı gibi şikâyetlerin nedenlerini araştırmak

  • Gebelik öncesi ve sonrası takipleri sağlamak

  • Rahim ağzı kanseri taraması (Pap smear testi) ve HPV testi yapmak

  • Doğum kontrol yöntemleri hakkında danışmanlık vermektir.


3. Türk Hukukuna Göre Jinekolojik Muayene Süreci

3.1. Hukuki Dayanaklar

Jinekolojik muayeneler, hem Tıbbi Deontoloji Tüzüğü, hem de Hasta Hakları Yönetmeliği kapsamında yürütülür.
Ayrıca, TCK madde 287 uyarınca, kişinin rızası olmadan yapılan “cinsel muayene” suç teşkil eder. Bu nedenle her jinekolojik muayene, hastanın açık ve bilgilendirilmiş onamı alınarak gerçekleştirilir.

3.2. Rıza ve Gizlilik İlkesi

Muayene öncesi hastaya, işlem aşamaları açık biçimde anlatılır.

  • Rıza alınmadan yapılan her müdahale hukuka aykırıdır.

  • Hasta dilediğinde muayeneyi reddetme hakkına sahiptir.

  • Muayene sırasında mahremiyetin korunması, yasal ve etik bir zorunluluktur.

Antalya’daki merkezimizde yapılan tüm jinekolojik muayenelerde, bu yasal çerçeveye titizlikle uyulmaktadır.


4. Jinekolojik Muayene Aşamaları

4.1. Öykü (Anamnez) Alma

Hastanın adet düzeni, ağrı, akıntı, gebelik öyküsü, doğum kontrol yöntemi ve varsa şikâyetleri detaylı olarak değerlendirilir.

4.2. Fiziksel ve Pelvik Muayene

  • Dış genital inceleme: Enfeksiyon, kızarıklık, kitle veya yara varlığı gözlemlenir.

  • Spekulum muayenesi: Vajina ve rahim ağzı incelenir, Pap smear alınabilir.

  • Bimanuel muayene: Doktor iki el yöntemiyle rahim ve yumurtalıkları değerlendirir.

4.3. Ultrasonografi

Vajinal veya abdominal ultrason kullanılarak iç organların detaylı görüntülenmesi sağlanır.
Arama trendlerinde “vajinal ultrason nedir”, “rahim filmi (HSG) nasıl çekilir”, “ultrasonla kızlık zarı anlaşılır mı” gibi soruların sıklıkla aranması, bu aşamanın merak edilen yönlerini yansıtmaktadır.


5. Antalya’da Jinekolojik Muayene Hizmetleri

Antalya, Türkiye’nin en gelişmiş sağlık altyapısına sahip şehirlerinden biridir. Antalya’daki modern sağlık merkezlerinde jinekolojik muayeneler, steril ortamda, kadın doğum uzmanları tarafından yürütülmektedir.

Miyom Tedavisi ve Ameliyatı

Miyom Ameliyatı Antalya | Op. Dr. Güray Ünlü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Miyom Nedir?

Miyomlar, tıbbi adıyla uterin leiomyom, rahim kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Kadınlarda en sık görülen jinekolojik oluşumlardan biri olan miyomlar, özellikle üreme çağındaki kadınlarda sık rastlanır.
Miyomlar genellikle kanser değildir; ancak yerleşim yeri, büyüklüğü ve sayısına göre bazı hastalarda ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.
Antalya’da görev yapan Op. Dr. Güray Ünlü, miyom tanı ve tedavisinde modern görüntüleme yöntemleri ve cerrahi teknikleri kullanarak hastalarına bireysel tedavi planları sunmaktadır.


Miyomlar Neden Oluşur?

Miyom oluşumunun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı risk faktörleri belirlenmiştir:

  • Genetik yatkınlık (ailede miyom öyküsü)

  • Östrojen ve progesteron hormonlarındaki dengesizlik

  • Erken adet görme ve uzun süreli östrojen maruziyeti

  • Obezite ve aşırı kilo alımı

  • Hiç doğum yapmamış olmak

  • Rafine karbonhidratlardan zengin beslenme ve stres

Bu faktörler, rahim kas tabakasında hücre çoğalmasını uyararak miyom gelişimine neden olabilir.


Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomların çoğu küçük boyutlu ve asemptomatik olabilir. Ancak büyüyen miyomlar aşağıdaki belirtilere yol açabilir:

  • Uzun süren, ağır ve pıhtılı adet kanamaları

  • Kasık veya bel ağrısı, dolgunluk hissi

  • Sık idrara çıkma, mesaneye baskı hissi

  • Kabızlık veya karında şişlik

  • Cinsel ilişki sırasında ağrı

  • Kısırlık veya tekrarlayan düşükler

Bu şikâyetlerden biri varsa, Antalya’da Op. Dr. Güray Ünlü tarafından yapılacak detaylı jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile miyom tanısı konulabilir.


Miyomlar Kansere Dönüşür mü?

Miyomlar neredeyse her zaman iyi huylu yapılardır. Ancak çok nadir durumlarda (yaklaşık %0,1 oranında) leiomyosarkom adı verilen kötü huylu tümörlerle karışabilir.
Bu nedenle hızlı büyüyen, menopoz sonrası büyümesini sürdüren veya ağrıya neden olan miyomlar mutlaka değerlendirilmelidir.
Antalya’da Op. Dr. Güray Ünlü, her miyom olgusunu kişiye özel olarak değerlendirir ve gerekirse MR veya patolojik inceleme ile kesin tanıyı destekler.


Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Miyom tedavisinde yaklaşım, miyomun büyüklüğü, yeri, sayısı ve hastanın çocuk sahibi olma isteğine göre değişir.

1. İlaçla Tedavi

Küçük ve belirti vermeyen miyomlarda, hormon düzenleyici ilaçlar veya rahim içi sistemler (örneğin hormonlu spiral) kullanılabilir. Ancak ilaçlar genellikle miyomu küçültmez, sadece şikâyetleri hafifletir.

2. Cerrahi Tedavi (Miyomektomi veya Histerektomi)

Büyük, çoklu veya şikâyete yol açan miyomlarda cerrahi müdahale gerekir. Cerrahi seçenekler:

a) Miyomektomi (Miyomun Alınması)

Rahim korunur, yalnızca miyom çıkarılır. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için tercih edilir.
Antalya’da Op. Dr. Güray Ünlü, laparoskopik (kapalı) veya açık cerrahi yöntemlerle miyomektomi işlemini başarıyla gerçekleştirmektedir.

b) Histerektomi (Rahmin Alınması)

Çok sayıda veya dev boyutlu miyomlar rahim dokusunu bozduysa, rahmin alınması önerilebilir. Bu yöntem doğurganlığını tamamlamış kadınlarda tercih edilir.

infertilite Tedavisi

Korunmasız bir yıllık cinsel ilişkinin sonunda gebe kalamamadır.Çiftler bir yılın sonunda % 90 ,ikinci yılın sonunda % 95 gebe kalabilirler.
İnfertilite sorunu % 10 çiftte gözlenen bir sorundur. 

GEBELİK HEMEN OLUŞMALI MIDIR?

  • İlk 3 ayda %25
  • ilk 6 ayda %63
  • ilk 9 ayda %75
  • ilk 1 yılda %80-90 gebelik meydana gelir.
İlk yıldan sonraki her 6 ay içinse bu oran sadece %3-5 dir.
Yani düzenli, korunmasız cinsel ilişkiye başladıktan sonra 1 yıl kadar beklemek gerekir.

İNFERTİLİTE NEDENLERİ

  • İnfertilitede kadına bağlı nedenler  %40-50
  • İnfertilitede erkeğe bağlı nedenler  %30-40
  • Ortak nedenler  % 10-20
  • İnfertil çiftlerin değerlendirilmesinde kadın ve erkek beraber  incelenmelidir. Çünkü erkeklerde sorun çıkması ya da en azından ortak sorunlar olması, hiç de azımsanmayacak kadar fazladır.
  • Kadınlardaki nedenler sıklık (%)
  • Yumurtlama sorunları %15-20
  • Rahim ağzı sorunları %5-10
  • Rahim-tüp sorunları %30
  • Karın zarı(peritoneal) sorunlar %40
  • Açıklanamayan sorunlar %10

İNFERTİLİTEDE SORULMASI GEREKENLER

  • 1. Yaş sorgulanır: yaş ilerledikçe  infertilite sıklığı artar.
  • 2. İnfertilite  süresi: bu süre uzadıkca başarı şansı azalır.
  • 3. Ek sorumlu olabilecek medikal faktörler araştırılır.
  • 4. İnfertilitede cinsel ilişki sıklığı: haftada 4 den fazla ise %83 gebe kalınırken , haftada 1 veya daha azsa bu oran %16 ya düşer.
  • 5. İlişki ile ilgili alışkanlıkları: vaginal duş , cinsel ilişki pozisyonu...vs    

TUBOPERİTONEAL FAKTÖRLER:

Fimbria denilen tüpün uç kısmı yumurtayı yakalayamaz.Tüpün salınma tarzındaki hareketi bozulur.Tanı laparaskopi  ile konulur.  En çok olan  tüplerde yapışma  nedenleri :
  • -Endometriozis
  • -Tüp çevresi yapışıklıklar (cerrahi, infeksiyon, endometriozis gibi nedenler)
  • -Pelvik tüberküloz olabilir.
IVF,  tüplerdeki tıkanıklıkları   by-pass  etmek  amacıyla geliştirilmiştir. İnfertilitenin yaklaşık %15 ‘inden sorumludur. Tubal faktörlerin çoğunluğunu gebelik sonrası veya  seksüel  geçişli  enfeksiyonlar  oluşturur.
Tüp ucunda tıkanıklığı  olanlar ve tüplerin alındığı hastalarda IVF tek seçenektir.  
Endometriozisde infertilite  hastaların  %20-40’ında  görülmektedir.Tüplerde yapışma, periton sıvısında kimyasal değişiklikler yaratır. Ayrıca immun sistemdeki etkileri ile yumurtlama cevabını kötüleştirir, daha az ve kalitesiz yumurta oluşmasına neden olur.  Başarısız  medikal  ve  cerrahi  tedaviyi  takiben  birinci  yılın  sonunda,  ileri  evre  endometrioziste  ve diğer faktörlerin de yeraldığı infertilitede  IVF uygulanabilir. Evre  I-II de başarı oranı  %33 iken, evre  III-IV‘te %10‘lara düşmektedir.  

SEBEBİ AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE:  

2-5 yılık düzenli cinsel ilişkiye rağmen üreme sistemleri ve  hormon  testlerinde  infertiliteyi  açıklayacak  belirli  anormallik  saptanmayan  çiftler  için bu tanım kullanılır. Normal spermiyogram , yeterli folikül gelişimi (>12 mm), normal rahim filmi, pozitif  post-koital  test  vardır.  İnfertil  çiftlerin  yaklaşık  %10 ‘u  bu  gruba  dahildir.  Tedavide  sırasıyla yumurtlama tedavileri, aşılama tedavisi, IVF denenmelidir. 

YUMURTLAMA BOZUKLUKLARI:

İnfertil çiftlerin yaklaşık %21‘inde yumurta üretilememesi sorunu vardır ve bununda önemli bir  kısmını polikistik over hastalığı  oluşturur. Ovulasyon  indüksiyonu  ile  %90 oranında  başarılı  sonuçlar  elde  edilebilir.  FSH  >18IU/L,  E2  >60  pg/ml  olduğunda  IVF  başarısı  düşüktür.

SERVİKAL  FAKTÖR:

İnfertil  çiftlerin  %10‘undan  sorumludur. Servikal  mukusun  konsepsiyon döneminde  istenilen  özellikte  olmaması  neden  olarak  gösterilmektedir.  Post-koital  test  ile  fikir  edinmek mümkündür.  Çoğunlukla inseminasyon,  sorunu  by-pass  etmek  için  yeterlidir.  Ancak,  başarısız  durumlarda  IVF denenebilir.

İNFERTİLİTEDE ERKEK FAKTÖRÜ: 

İnfertil çiftlerin yaklaşık %35‘inde erkek faktörünün rol oynadığı bilinmektedir. 1992 yılında ICSI‘nin rutine girmesi ile tedavide başarı şansı artmıştır. ICSI ile mastürbasyon yardımıyla alınan spermin yanı sıra biopsi yoluyla alınan  spermler  de başarıyla  kullanılabilmektedir.  Ancak  fertilizasyon  ve  gebelik  oranları azospermik vakalarda daha düşük seviyelerde olmaktadır.
ICSI; normal yumurta  varlığında ve daha önce inseminasyon  ve tüp bebekte  fertilizasyon  başarısızlığı  olan  düşük  semen  parametreli,  olumsuz  akrozom  reaksiyonu  ve fertilizasyon problemi olan ve yüksek titrede antisperm antikoru olan çiftlerde tek seçenektir.

İNFERTİLİTEDE BAŞARI ORANLARI  

Yardımcı üreme tekniklerindeki tüm gelişmelere karşın, ortalama eve bebek götürme oranları henüz istenilen  düzeylere  ulaşmamıştır.  iyi  prognozlu  hastalarda  %35,  kötü  prognozlu  hastalarda  %5 -10 civarındadır.

İNFERTİLİTEDE KÖTÜ PROGNOZ KRİTERLERİ

kadının yaşı  >38,  follikül sayısının azlığı, olgun yumurta kalitesinin bozulması, rahim iç duvarının embrioyu kabul etmesinin  bozulması, kromozomal anomaliler kötü sonuçların nedeni olabilir.

TÜPLERİN KAPALI OLDUĞUNU ARAŞTIRMAK İÇİN 

1.HSG (rahim filmi)
2.L/S (laparoskopi)
3.Falloskopi kullanılabilir.

RAHİMİN ARAŞTIRILMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER:

1.Ultrasonografi ile rahim anomalileri , rahimdeki miyomlar ,rahim iç duvar polipleri araştırılabilir.
2.Histerosalpingografi ( HSG ) ile tüplerin açık olup olmadığı na bakılabilir.Aynı zamanda rahimin şekli, tüplerin hareketini engelleyen durumlar açıklığa kavuşturulabilir.
3.Histeroskopi ile rahim iç duvarında yapışıklık , rahim iç duvarına ait kitleler, rahimdeki doğuştan anomaliler anlaşılabilir.
4.Laparoskopi ile tüplerde yapışıklık ,rahim anomalileri ,tüplerin açık olup olmadığı anlaşılabilir.
5.Endometrial biopsi ile rahim iç duvarının hormonlara verdiği cevap, bazı enfeksiyonlar anlaşılabilir.Ultrasonla gözlenememiş polipler biopsiyle alınabilir.
6. Menstrual kan kültürü kullanılabilir.

RAHİM FİLMİ NASIL ÇEKİLİR?

RAHİM FİLMİNDE AĞRI DUYULUR MU ?

Sıvı tüplerden karnınızın içine dökülürken bir miktar ağrı duyabilirsiniz.Fakat bu ağrı çok şiddetli bir ağrı değildir ve kendinizi gevşek tutabilirseniz daha az hissederseniz.Kabaca, bir adet ağrısından biraz daha kuvvetli hissedilebilir.İsterseniz hafif anestezi verilerek de çekilebilir.

RAHİM FİLMİNDE KULLANILAN RADYOKONTRAST MADDE ZARAR VERİR Mİ?

Sıklıkla yağda çözünebilen radyokontrast maddeler kullanılır, bu şekilde daha iyi görüntü elde edilir.Verilen sıvıların alerji ihtimali çok zayıftır.Rahim duvarlarınıza zarar vermez.

Cinsel Sorunlar

Seksüel sağlık karşıdakine fiziksel veya duygusal bir zarar vermeksizin veya  yaşamaksızın kişinin tercih ettiği cinsel aktiviteden hoşlanmasıdır. Cinsellik kadın yaşamının önemli bir parçasıdır ve doğurganlığın temelidir. Cinsel sorun  yaşama  sıklığı  yaklaşık  %60‘dır.  Cinsel sorunlar kadınlarda  erkeklerden  daha  sıktır.  
Kadın hayatının tüm evrelerinde bu sorunlar yaşanabilir. 
Bizler öykü alırken  cinsellik  konusundaki  sorunun ne olduğu ve  çocukluğunda  cinsel  baskı,  taciz,  tecavüz  gibi  özel durumları  gerekli  görürsek  sorabiliriz. 

CİNSEL ROL NEDİR ?

Cinsel rol kişinin davranışlarına bağlı olarak karşısındakine hissettirdiği erkeklik ya da kadınlık  durumudur.

SIK  KARŞILAŞILAN CİNSEL SORUNLAR NELERDİR ?

Cinsel  istekte  azlık  veya  azalma,  cinsel ilişkiden zevk  alamama,  ağrılı  cinsel  ilişki,  cinsel uyarılma sorunu,  orgazm  olamama.  Özellikle  menopoz  sonrası  bu  tür  problemler  sıklaşır  fakat  hastalıklara  ve ilaçlara bağlı da olabilir. 

CİNSELLİK VE CİNSEL KİMLİK  

Cinsel kimlik kişinin kendini kadın ya da erkek olarak hissetmesini  sağlar.
Cinsel  kimliği  oluşturan  faktörler;  biyolojik  etkiler,  genetik  yapı,  ailesel  yaklaşım, koşullandırma. Çocukların  bazılarında  cinsel  kimlik  bocalaması  görülmekle  birlikte  %90‘ında  biyolojik cinsiyeti ile uyumlu bir cinsel kimlik gelişmektedir. .  Seksüel  yönlendirilmeyi belirleyen en önemli faktör cinsel kimlik oluşumunda karşılaşılan sosyal etkilerdir.

CİNSEL İLİŞKİ EVRELERİ

Cinsel yanıt siklusunun ilk evresi istektir. Bunu uyarılma, plato, orgazm ve rezolusyon fazları takip eder.
Cinsel istek evresi:  Olaylar ve değişiklikler önce beyinde olur. Seksüel istek cinsel ilişkinin başlaması için gerekli nöroendokrin değişiklikleri içeren duyguları anlatır.
Cinsel uyarılma  evresi :  Beyin  cevabı yüksek  östrojen  cevabı  ile  sonuçlanır. Vajinal ıslanma oluşur. Bu ıslanma Bartolin bezi sayesinde oluşur. Damarların genişlemesiyle klitoris büyür  iki katına çıkar.  Meme  başında sertleşme  ve  memede büyüme  olur. Kapalı duran büyük dudaklar yanlara doğru açılır. Küçük dudaklar şişer. Vajen üst 2/3 kısmı genişler. Kalp ritminde artış , kan basıncında yükselme görülür. Hızlı nefes alma, genel bir ısınma hissi, göğüslerde gerginlik, kas  gerginliği, karın ön  duvarı  ve  memelerde  makulopapuler  döküntü  ( seks  flush )  gözlenir. 
Plato  evresi : Uyarılma  ve  plato  evreleri  iç  içe  girmiştir.  Seksüel  duygular yoğunlaşır  ve kan göllenmeleri  maksimuma ulaşır. Rahim pelvisden dışa doğru yükselir. 
Orgazm  evresi : Yeterli  uyarının devam etmesiyle orgazm noktasına ulaşılır.  
Vajinal  kas,  rahim ve  pelvik taban kaslarında oluşan ritmik kasılmalar orgazma neden olur.  Başlangıçta  kuvvetlidir  sonra şiddetini azaltır. Orgazm sırasında  çoğu  kadın  ayrıca  rahim kasılmalarını da  hissedebilir.  Bir cinsel ilişkide çoklu orgazm olabilir.  
Resolusyon fazı :  Kas gerginliği geriler ve cinsel  organlardaki kan hücumu kaybolur. Seks flush söner. Klitoris 5- 10 dakika içinde küçülür. Vajendeki genişleme azalır, rahim küçülür ve rahim normal konumuna döner. Uyarılma öncesi evreye dönme yaklaşık 30 dakikayı bulur

CİNSEL UYARILMA BÖLGELERİ NERELERDİR ? ( EROJEN BÖLGELER )

Kadınların çoğunda klitoris en seksüel duyarlı anatomik bölgedir. Diğer bölgeler, meme, labia ve vajinadır. 
Vajina 1/3 dış kısmı dokunmaya, 2/3 üst kısmı basınca duyarlıdır

CİNSEL FONKSİYON  BOZUKLUĞU  NEDENLERİ

1.Psikojenik  faktörler:  seksüel  suistimal,  depresyon,  ilaç bağımlılığı,  evlenmeyle  ilişkili  çelişkiler,  stress,  kişilik  problemleri,  vücut  görünüm  problemleri. 
2.Hormonal  faktörler:  menopoz,  endokrinopatiler, doğum sonrası hormon  eksikliği,  diyabet. 
3.İlaçlar:antihipertansifler, doğum kontrol hapları, epilepsi ilaçları ,  antidepresanlar,  antiülserler,  nöroleptikler,  sedatifler, kemoterapotikler. 
4.Nörojenik  faktörler:  alkolizm,  spinal  kord  lezyonları,  histerektomi,  diyabet,  pelvik travma.  
5.Vasküler  faktörler:  koroner  arter  hastalıkları,  diyabet,  hiperkolesterolemi,  sigara,  HT. 
6.Ürojinekolojik  problemler:  sistit,  endometriozis,  myoma  uteri,  pelvik  prolapsus,  vulvovajinit,  kronik vulvit.

CİNSEL ÖYKÜ  ALMA

Görüşme özel bir ortamda yapılmalı. Hastanın konuşmanın gizliliği yönünde güveni ve rahat  olması sağlanmalıdır.  Doktor  iyi  bir  dinleyici  olmalı.  Hasta  ile  konuşulurken  açık  ifadelerle konuşulmalı. Hastanın seksüel hikâyesi açık uçlu sorular ile öğrenilebilir.  

SEKSÜEL HİKAYE ALMADA SORULAR

Cinsel  olarak  aktif  misiniz,  siz  veya  partneriniz  cinsel  sorun  yaşıyor  musunuz,  cinsel  aktivitelerinizde değişiklik  oldu  mu,  istenmeyen  veya  zarar  verici  bir  cinsel  deneyim  yaşadınız  mı. 
Bu  sorulara  alınan cevaplara  göre  soruşturma  derinleştirilir:  
Yeterli  seksüel  uyarılma  yaşıyor  musunuz?  İlişki  sırasında vajinal  kuruluk  oluyor  mu?  Orgazm  yaşıyor  musunuz?  Cinsel  ilişkinizden  memnun  musunuz?  İlişki sırasında ağrı oluyor mu? Problemler son zamanlarda mı  oluştu? Sorunlar bir partnerle ilgili mi? Sorun her zaman oluyor mu? Cinsel soruna sizce ne sebep oluyor? Hiç tedavi aldınız mı? Tedaviden beklentileriniz nelerdir?

YAŞLILIKTA CİNSEL YAŞAM :  

Yaşlanma ile yumurtalık fonksiyonları  azalır,  menopozla beraber  cinsel cevap  evrelerinde  değişiklikler  oluşur.  Kadın  yaşlandıkça  cinsel  istek  ve  ilişki  sıklığı  azalır.  Genellikle seksüel  potansiyel  ve  sekse  ilgi  devam  eder.  Kadınların  seksüel  fonksiyonları  sağlık  durumları,  partner varlığı,  gençlikteki cinsel  yaşamları  ile  ilgilidir. 
Menopozda  gebelik  korkusunun  kalkması  cinsel  hayatı olumlu yönde etkileyebilir. Yaşlanma ile birlikte testesteron dereceli olarak azalır. Östrojen ile veya yalnız testesteron verilmesi libido, uyarılmaya cevap, klitoral hassasiyet ve orgazm frekansını artırır. A yrıca kas  gerginliği , fizik enerji, ruh hali , iyilik hali ve vajinal atrofide düzelme görülür. En az yan etki gösterecek dozda verilmelidir.  Depresyon ilacı olarak SSRI  kullanan  kadınlarda  oluşan  seksüel  disfonksiyonun  düzeltilmesinde  sildenafil kullanılabilir. 

YAŞLILIKTAKİ İLAÇLAR CİNSEL YAŞAMI ETKİLER Mİ ?

İlaçlar: Reçeteli veya reçetesiz birçok ilaç, alkol , hipertansiyon ilaçları, depresyonn ilaçları seksüel cevabı değiştirir. 

YAŞLILIKTAKİ HASTALIKLAR CİNSEL YAŞAMI ETKİLER Mİ ?

Kalp krizleri , kronik hastalıklar,kronik böbrek yetmezlikleri, romatizmal hastalıklar, depresyon, değişmiş vücut algısı, fiziksel  rahatsızlık,  hormonal,  vasküler  ve  nörolojik  değişikliklerle  seksüel  fonksiyonları  bozabilir. 
Nörolojik olarak multiple skleroz, alkolik nöropati , omurilik zedelenmeleri seksüel fonksiyonu bozabilir. 
Bu web sitesindeki içerikler tamamen  tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Sağlık probleminizin çözümü için doktor muayenesi gerekmektedir. Bu sitedeki bilgilerin hekim kontrolü olmaksızın uygulanması durumunda oluşabilecek her tür şikayet ve durumdan Op.Dr. Güray Ünlü sorumlu değildir. Bu sitede yer alan bilgiler hiçbir tıbbi işleme veya evde uygulamaya dayanak oluşturmaz. Kadın doğum ve jinekolojik konularda bilgilendirme amaçlı kişisel blog amacıyla, reklam/tanıtım amacı gütmeyen, ticari nitelikte olmayan bir web sitesidir. Bahsi geçen uygulamaların Op.Dr. Güray Ünlü Muayenehanesi`nde uygulandığı anlamı çıkarılamaz. Cerrahi işlemler SGK kapsamı dışında özel hastane şartlarında yapılmaktadır. Bu siteyi ziyaret edenlerin bu uyarıları okuyup anladığı ve kabul ettiği varsayılır. Bu uyarıları kabul etmiyorsanız bu siteden çıkmak için hemen tıklayınız.