ANTALYA · KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUMHasta mahremiyeti önceliğimizdir.
JINEKOLOJI

infertilite Tedavisi

infertilite Tedavisi
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır.

Korunmasız bir yıllık cinsel ilişkinin sonunda gebe kalamamadır.Çiftler bir yılın sonunda % 90 ,ikinci yılın sonunda % 95 gebe kalabilirler. İnfertilite sorunu % 10 çiftte gözlenen bir sorundur. GEBELİK HEMEN OLUŞMALI MIDIR? İlk 3 ayda %25 ilk 6 ayda %63 ilk 9 ayda %75 ilk 1 yılda %80-90 gebelik mey

Korunmasız bir yıllık cinsel ilişkinin sonunda gebe kalamamadır.Çiftler bir yılın sonunda % 90 ,ikinci yılın sonunda % 95 gebe kalabilirler.
İnfertilite sorunu % 10 çiftte gözlenen bir sorundur. 

GEBELİK HEMEN OLUŞMALI MIDIR?

  • İlk 3 ayda %25
  • ilk 6 ayda %63
  • ilk 9 ayda %75
  • ilk 1 yılda %80-90 gebelik meydana gelir.
İlk yıldan sonraki her 6 ay içinse bu oran sadece %3-5 dir.
Yani düzenli, korunmasız cinsel ilişkiye başladıktan sonra 1 yıl kadar beklemek gerekir.

İNFERTİLİTE NEDENLERİ

  • İnfertilitede kadına bağlı nedenler  %40-50
  • İnfertilitede erkeğe bağlı nedenler  %30-40
  • Ortak nedenler  % 10-20
  • İnfertil çiftlerin değerlendirilmesinde kadın ve erkek beraber  incelenmelidir. Çünkü erkeklerde sorun çıkması ya da en azından ortak sorunlar olması, hiç de azımsanmayacak kadar fazladır.
  • Kadınlardaki nedenler sıklık (%)
  • Yumurtlama sorunları %15-20
  • Rahim ağzı sorunları %5-10
  • Rahim-tüp sorunları %30
  • Karın zarı(peritoneal) sorunlar %40
  • Açıklanamayan sorunlar %10

İNFERTİLİTEDE SORULMASI GEREKENLER

  • 1. Yaş sorgulanır: yaş ilerledikçe  infertilite sıklığı artar.
  • 2. İnfertilite  süresi: bu süre uzadıkca başarı şansı azalır.
  • 3. Ek sorumlu olabilecek medikal faktörler araştırılır.
  • 4. İnfertilitede cinsel ilişki sıklığı: haftada 4 den fazla ise %83 gebe kalınırken , haftada 1 veya daha azsa bu oran %16 ya düşer.
  • 5. İlişki ile ilgili alışkanlıkları: vaginal duş , cinsel ilişki pozisyonu...vs    

TUBOPERİTONEAL FAKTÖRLER:

Fimbria denilen tüpün uç kısmı yumurtayı yakalayamaz.Tüpün salınma tarzındaki hareketi bozulur.Tanı laparaskopi  ile konulur.  En çok olan  tüplerde yapışma  nedenleri :
  • -Endometriozis
  • -Tüp çevresi yapışıklıklar (cerrahi, infeksiyon, endometriozis gibi nedenler)
  • -Pelvik tüberküloz olabilir.
IVF,  tüplerdeki tıkanıklıkları   by-pass  etmek  amacıyla geliştirilmiştir. İnfertilitenin yaklaşık %15 ‘inden sorumludur. Tubal faktörlerin çoğunluğunu gebelik sonrası veya  seksüel  geçişli  enfeksiyonlar  oluşturur.
Tüp ucunda tıkanıklığı  olanlar ve tüplerin alındığı hastalarda IVF tek seçenektir.  
Endometriozisde infertilite  hastaların  %20-40’ında  görülmektedir.Tüplerde yapışma, periton sıvısında kimyasal değişiklikler yaratır. Ayrıca immun sistemdeki etkileri ile yumurtlama cevabını kötüleştirir, daha az ve kalitesiz yumurta oluşmasına neden olur.  Başarısız  medikal  ve  cerrahi  tedaviyi  takiben  birinci  yılın  sonunda,  ileri  evre  endometrioziste  ve diğer faktörlerin de yeraldığı infertilitede  IVF uygulanabilir. Evre  I-II de başarı oranı  %33 iken, evre  III-IV‘te %10‘lara düşmektedir.  

SEBEBİ AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE:  

2-5 yılık düzenli cinsel ilişkiye rağmen üreme sistemleri ve  hormon  testlerinde  infertiliteyi  açıklayacak  belirli  anormallik  saptanmayan  çiftler  için bu tanım kullanılır. Normal spermiyogram , yeterli folikül gelişimi (>12 mm), normal rahim filmi, pozitif  post-koital  test  vardır.  İnfertil  çiftlerin  yaklaşık  %10 ‘u  bu  gruba  dahildir.  Tedavide  sırasıyla yumurtlama tedavileri, aşılama tedavisi, IVF denenmelidir. 

YUMURTLAMA BOZUKLUKLARI:

İnfertil çiftlerin yaklaşık %21‘inde yumurta üretilememesi sorunu vardır ve bununda önemli bir  kısmını polikistik over hastalığı  oluşturur. Ovulasyon  indüksiyonu  ile  %90 oranında  başarılı  sonuçlar  elde  edilebilir.  FSH  >18IU/L,  E2  >60  pg/ml  olduğunda  IVF  başarısı  düşüktür.

SERVİKAL  FAKTÖR:

İnfertil  çiftlerin  %10‘undan  sorumludur. Servikal  mukusun  konsepsiyon döneminde  istenilen  özellikte  olmaması  neden  olarak  gösterilmektedir.  Post-koital  test  ile  fikir  edinmek mümkündür.  Çoğunlukla inseminasyon,  sorunu  by-pass  etmek  için  yeterlidir.  Ancak,  başarısız  durumlarda  IVF denenebilir.

İNFERTİLİTEDE ERKEK FAKTÖRÜ: 

İnfertil çiftlerin yaklaşık %35‘inde erkek faktörünün rol oynadığı bilinmektedir. 1992 yılında ICSI‘nin rutine girmesi ile tedavide başarı şansı artmıştır. ICSI ile mastürbasyon yardımıyla alınan spermin yanı sıra biopsi yoluyla alınan  spermler  de başarıyla  kullanılabilmektedir.  Ancak  fertilizasyon  ve  gebelik  oranları azospermik vakalarda daha düşük seviyelerde olmaktadır.
ICSI; normal yumurta  varlığında ve daha önce inseminasyon  ve tüp bebekte  fertilizasyon  başarısızlığı  olan  düşük  semen  parametreli,  olumsuz  akrozom  reaksiyonu  ve fertilizasyon problemi olan ve yüksek titrede antisperm antikoru olan çiftlerde tek seçenektir.

İNFERTİLİTEDE BAŞARI ORANLARI  

Yardımcı üreme tekniklerindeki tüm gelişmelere karşın, ortalama eve bebek götürme oranları henüz istenilen  düzeylere  ulaşmamıştır.  iyi  prognozlu  hastalarda  %35,  kötü  prognozlu  hastalarda  %5 -10 civarındadır.

İNFERTİLİTEDE KÖTÜ PROGNOZ KRİTERLERİ

kadının yaşı  >38,  follikül sayısının azlığı, olgun yumurta kalitesinin bozulması, rahim iç duvarının embrioyu kabul etmesinin  bozulması, kromozomal anomaliler kötü sonuçların nedeni olabilir.

TÜPLERİN KAPALI OLDUĞUNU ARAŞTIRMAK İÇİN 

1.HSG (rahim filmi)
2.L/S (laparoskopi)
3.Falloskopi kullanılabilir.

RAHİMİN ARAŞTIRILMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER:

1.Ultrasonografi ile rahim anomalileri , rahimdeki miyomlar ,rahim iç duvar polipleri araştırılabilir.
2.Histerosalpingografi ( HSG ) ile tüplerin açık olup olmadığı na bakılabilir.Aynı zamanda rahimin şekli, tüplerin hareketini engelleyen durumlar açıklığa kavuşturulabilir.
3.Histeroskopi ile rahim iç duvarında yapışıklık , rahim iç duvarına ait kitleler, rahimdeki doğuştan anomaliler anlaşılabilir.
4.Laparoskopi ile tüplerde yapışıklık ,rahim anomalileri ,tüplerin açık olup olmadığı anlaşılabilir.
5.Endometrial biopsi ile rahim iç duvarının hormonlara verdiği cevap, bazı enfeksiyonlar anlaşılabilir.Ultrasonla gözlenememiş polipler biopsiyle alınabilir.
6. Menstrual kan kültürü kullanılabilir.

RAHİM FİLMİ NASIL ÇEKİLİR?

RAHİM FİLMİNDE AĞRI DUYULUR MU ?

Sıvı tüplerden karnınızın içine dökülürken bir miktar ağrı duyabilirsiniz.Fakat bu ağrı çok şiddetli bir ağrı değildir ve kendinizi gevşek tutabilirseniz daha az hissederseniz.Kabaca, bir adet ağrısından biraz daha kuvvetli hissedilebilir.İsterseniz hafif anestezi verilerek de çekilebilir.

RAHİM FİLMİNDE KULLANILAN RADYOKONTRAST MADDE ZARAR VERİR Mİ?

Sıklıkla yağda çözünebilen radyokontrast maddeler kullanılır, bu şekilde daha iyi görüntü elde edilir.Verilen sıvıların alerji ihtimali çok zayıftır.Rahim duvarlarınıza zarar vermez.

RAHİM FİLMİNİN YARARI VAR MIDIR?

Bu film çekildikten sonra tüplerdeki küçük tıkanmalar açılabilir ve gebe kalma üzerine faydası olabilir.Bu etki genelde 3-4 ay kadar sürer.Film sonrasında gebelik şansı %4-5 artar.
İnseminasyon (aşılama)

AŞILAMA NE ZAMAN GEREKİR?

- seksüel  disfonksiyon
- rahim ağzı sorunları
- retrograd ejakulasyon
- açıklanamayan infertilite
- düşük kalitede sperm
- anormal sperm yapısı
- antisperm antikor varlığı
Önemli tıbbi bilgilendirme

Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’in ilgili maddesine göre: “Yurt içi tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinde kullanılan görsel içeriklerde, uyarı ve bilgilendirme amaçlı ve kolay okunabilir görünürlükte;Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

Jinekoloji

Bu konudaki soru ve cevaplar

ANTALYA'DA HPV TEDAVİSİ DOKTORU+
İnsan Papilloma virüsü cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında tüm dünyada en sık gözlenen enfeksiyondur ve denir ki tüm insanların %90’ı hayatında en az bir kez Human Papilloma virüsü (HPV virüsü) ile karşılaşır. 
 
Rahim ağzı kanserinin temel nedenlerinden biridir fakat bununla birlikte HPV’nin tespit edilmiş olması, kanser anlamına gelmemektedir.Bu enfeksiyonun çok büyük bir kısmı zaman içerisinde savunma sisteminizin gücüyle beraber saptanamaz hale gelmektedir. 
 
Asıl bizler için önemli olan yüksek riskli HPV enfeksiyonların uzun süre devam etmesi ve özellikle tip HPV 16 ve 18 gibi yüksek kanserojen riskli tiplilerin bulunmasıdır.Son yıllardaki çalışmalar HPV aşılarının sadece HPV enfeksiyonlarını değil HPV ile ilgili rahim ağzı kanser öncesi CIN 2 , CIN 3 gibi hastalıkları azalttığı yönündedir.
 
2025 yılında yayınlanangeniş bir değerlendirmeözellikle erken yaşlarda aşılama yapılırsa rahim ağzındaki kanser öncesi lezyonların azaldığını göstermiştir. Bu aşıların yararları açısından büyük bir kanıttır.Günümüzde rahim ağzı kanserinin önlenmesinde temel olarak HPV aşısı uygulanması çok önemlidir. Eğer yüksek riskli HPV‘ler tespit edilirse anormal sonuçların risk temelli değerlendirilmesi, peşinden gerekliyse kolposkopik değerlendirme kolposkopik biyopsi alınması ve bu şekilde kanser lezyonlarının tespit edilmesi şeklindedir. 
 
Dünya Sağlık Örgütü WHO , 2030 yılı için bir hedef belirlemiştir.Bu hedefte 90-70-90 hedefi gözetilmiş; kız çocuklarının %90’ı 15 yaşına kadar aşılanmalı, kadınların %70’inin 35 ve 45 yaşlarında bir HPV testi ile taranması ve kanser öncesi bulunan kadınların %90’ının tedavi edilmesidir.
 
HPV, Papillomaviridea ailesinde yer alan bir DNA virüsüdir.İnsanlarda HPV enfeksiyonu yapan iki yüze yakın çeşit bulunmaktadır.Klinik açıdan ikiye ayrılmaktadır. HPVler düşük riskli ve yüksek riskli HPV ler olarak ayrılır. Örneğin HPV tip 6 ve HPV tip 11 genelde vücut tipleridir ve genital siğille  de ilişkilidir fakat rahim ağzı kanserinin gelişiminde temel rol oynamazlar. Yüksek riski HPV tipleri ise başlıca HPV tip 16 HPV tip 18, tip 31, 33 , 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 66 ve 68 ‘dir.Özellikle bu tipler içerisinde tip 16 ve 18 en riskli olanlardır ve daha dikkat edilmesi gereken tiplerdir. Dünya Sağlık Örgütüne göre rahim ağzı kanserinin temel nedeni, yüksek riskli HPVlerinin uzun süreli mevcudiyetidir.

Soru sayfasını aç

CIN 1 TEDAVİSİ NASILDIR?+

CIN 1 için güncel yaklaşımın temel prensibi aşırı tedaviden kaçınmak olabilir.CIN 1 lezyonlarının önemli bir kısmı HPV’nin ortadan kalkmasıyla gerileyebilir.Bu nedenle CIN 1  görüldüğünde hemen kolposkopik eksizyon gibi işlemler yapmak çoğu hasta için gerekli değildir.Hastanın HPV enfeksiyonunun uzunluğu ve takip sonuçları bu anlamda önemlidir.Bireysel karar verilmelidir.

Soru sayfasını aç

CIN 2 TEDAVİSİ NASILDIR?+

CIN 2 klinik olarak en fazla tartışılan gruplardan biridir.Çünküiki önemli hedef; yani kansere erken teşhis koymak, kanser gelişimini önlemek ve gereksiz serviks girişiminden kaçınmak konusunda ki hedef arasında doğru karar vermeyi gerektiren bir sonuçtur. Hastanın gebelik planlaması varsa CIN 2 tedavisine yaklaşım önemlidir. İyi seçilmiş hastalarda yakın izlem bir seçenek olabilir, ancak bunun için transformasyon zonunun yeterince iyi değerlendirilmesi,CIN 3 şüphesinin bulunmaması,endoservikal biyopsi örneklemenin doğru yapılmış olması ve hastanın güvenilir takip sağlayabilecek olması bizler için çok önemlidir.

 
25 yaş üzerindeki uygun hastalarda gözlem sırasında yaklaşık altı aylık aralıklarla kolposkopi ve HPV temelli değerlendirme yapılabilir. CIN 2 , 2 yıldır devam ediyorsa tedavi önerilebilir.

Soru sayfasını aç

CİNSEL İLİŞKİDE HPV‘DEN NASIL KORUNULUR?+

HPV’den korunmada tek bir yöntem geçerli değildir, en iyisi HPV aşısıdır.Bunun yanında kondom yani prezervatif HPV bulaşma riskini azaltır, fakat tamamen engellemez.Partner sayısının azaltılmasıönemlidir, bu durumda HPV ile bulaşmış partner sayısı azaldığı vakit risk de azalacaktır.

Soru sayfasını aç

Dilatasyon ve Küretaj (D&C) Nedir?+

Tanım: Dilatasyon ve Küretaj, rahim iç zarının (endometrium) tanı veya tedavi amacıyla kazınması işlemidir. Tıbbi literatürde “D&C” kısaltmasıyla anılır.

Tıbbi Amaçlar:
  • Düşük sonrası rahimde parça kalması,
  • Anormal rahim kanamaları,
  • Rahim içi polip veya kalınlaşma şüphesi,
Tanısal biyopsi ihtiyacı gibi durumlarda uygulanabilir.
  • Yöntem: Rahim ağzı genişletildikten sonra özel küret aletleriyle rahim iç yüzeyi dikkatlice temizlenir veya doku örneği alınır.
  • Tıbbi Riskler: Kanama, enfeksiyon veya rahim duvarında yapışıklık (Asherman Sendromu) nadir görülen komplikasyonlardır.
  • Yasal ve Etik Boyut: Tüm işlemler yalnızca hastanın açık rızasıyla ve Hasta Hakları Yönetmeliği’ne uygun şekilde yürütülmelidir.
  • Tıbbi Raporlama: Tanısal D&C işlemlerinde alınan doku örneği, patoloji laboratuvarında incelenir ve sonuçlar hasta dosyasına işlenir.

Soru sayfasını aç

HPV - CIN NEDİR?+

Cervical intraepithelial neoplasia teriminin kısaltılmışıdır. Servikal intraepitelial neoplazinin üç temel derecesi vardır. CIN 1 düşük derecede lezyonları gösterir, çoğunlukla HPV enfeksiyonunun geçici bir etkisi olarak değerlendirilir. CIN 2 orta dereceli lezyondur, kanser öncüsü olabilen, ancak bir kısmı yine kendiliğinden gerileyebilen bir lezyondur.CIN 3 yüksek derece riski olan lezyondur ve rahim ağzı kanserinin serviks kanserinin öncülü olarak kabul edilir.

Soru sayfasını aç

HPV 16 VE 18 NEDEN AYRI DEĞERLENDİRİLİR?+

HPV tip 16 ve HPV tip 18 rahim ağzı kanseri servikal kanser açısından en yüksek riskli HPV tipleri arasındadır. HPV 16 ve HPV 18 pozitifliğinde rahim ağzı smear, servikal smear normal olsa bile ileri değerlendirme gerekli olabilir. Kolposkopi yapmamız gerekli olabilir. 

 
Risk temelli yaklaşımlarda HPV 16 HPV 18 pozitifliği,CIN 3 kanser açısından daha yüksek riskli olarak değerlendirmektedir.HPV tip 16 verip 18 pozitifliğinde kanser öncesi lezyonlara dönüşüm 10-15 yıl içinde % 20-30 civarındadır. Bu nedenle HPV 16 pozitif ve pap smear normal ise bir şey yok dememek ve kolposkopi ile değerlendirmek iyi olacaktır.Kolposkopik değerlendirme son derece basit canınızı yakmayan bir uygulamadır.Kadın Doğum masasında rahim ağzını büyüten kameralarla bakarak, hücresel değişimi gösteren belirtilerin olup olmadığını değerlendirdiğimiz bir testtir. 

Soru sayfasını aç

HPV AŞISI GERÇEKTEN SERVİKS KANSERİNİ AZALTIYOR MU?+

Son yıllardaki en güçlü kanıtlar azalttığı yönündedir. 2025 yılında yayınlanan geniş bir çalışmada HPV aşılamasınınHPV enfeksiyonlarını,CIN 2, CIN 3 pozitifliği ve de anogenital siğilleri azalttığı ve yine serviks kanseri yani rahim ağzı kanseri görünürlüğünde azalma sağladığı şeklindedir.Kanser öncesi lezyonlar ve rahim ağzı kanserini % 80-90 oranında azaltır.

 
Özellikle erken aşılanan kız çocuklarında bu koruma biraz daha belirgindir. 16 yaş ve öncesinde aşılanan gruplarda uzun dönem çalışmalarda CIN 3 denilen rahim ağzı kanserinin öncesindeki şiddetli durumların azaldığı gösterilmiştir. Bu sonuç HPV aşısının yalnızca laboratuvar düzeyinde antikor oluşturan bir aşı olmayıp, gerçek yaşamda da kanser öncüsü lezyonları azalttığı yönündedir.Bu anlamda kanseri azaltan bir aşıdır.

Soru sayfasını aç

HPV AŞISI NEDEN TARAMANIN YERİNİ TUTMAZ?+

Aşı çok güçlü bir koruyucu yöntemdir. Bu son çalışmalarda da gayetiyi bir şekilde gösterilmiştir. Ancak aşı bütün HPV tiplerini kapsamamaktadır. HPV nin yaklaşık 200 kadar tipi vardır.Aşı ise sadece dokuz HPV tipine karşı koruyucudur.Bu dokuz tip en sık rastlanan HPV tipleridir.

Aynı zamanda aşı, aşı öncesi oluşmuş enfeksiyonu tedavi etmez, aşılanan kişinin kanser riskini sıfıra indirmez.Bu nedenle aşı yapılmış olsa da tarama testlerine devam edilmesi gereklidir.Aşı ve tarama birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısıdır.WHO Dünya Sağlık Örgütü de rahim ağzı kanseri eliminasyonunda aşılama ile tarama ve kanser öncesi tedavinin birlikte yürütülmesini önermektedir.

Soru sayfasını aç

HPV AŞISI, HPV POZİTİF KİŞİYE YAPILABİLİR Mİ ?+

Evet, yapılabilir. HPV pozitif olmak aşı için mutlaka engel değildir. Ancak aşı mevcut HPV enfeksiyonunu tedavi etmez, kişinin henüz karşılaşmadığı HPV tiplerine karşı koruyuculuk sağlar.Bu nedenle HPV pozitifliği olan yetişkinlere eğer aşı yapacaksak, kişinin yaşı, önceki aşılanma öyküsü, cinsel partner sayısı, gelecekte yeni partner olasılığı, önceki HPV ve CIN öyküsü gibi faktörler göz önünde bulundurulmalı; aşı yaptırma ya da yaptırmama ile ilgili karara varılmalıdır. 

 
2026 ACOG raporunda 27-45 yaş arasındaki kişiler için HPV aşısının bireysel risk ve yarar gözetilerek bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiği önerilmektedir.

Soru sayfasını aç

HPV BULAŞTIĞINDA VÜCUTTA NE OLUR?+
HPV enfeksiyonun seyri genellikle üç aşamalı düşünülebilir.Enfeksiyonun viral klirensi veya enfeksiyonun devamı, kanser öncesi lezyon ve  kanser evresi. Ancak bu süreç tüm hastalarda bu şekilde gerçekleşmeyebilir.Asıl bizler için belirleyici olan virüsün kalıcılığıdır.
 
Bir kişinin HPVpozitif olması ile kanser gelişmesi arasında genellikle çok uzun bir zaman bulunmaktadır.Bu süre 10-15 yıla kadar uzayabilmektedir.

Soru sayfasını aç

HPV BULAŞTIKTAN SONRA NE YAPILMALIDIR?+

HPV pozitifliği saptandığında ilk yapılması gereken şey, panik yapmamak ve sonucu doğru yorumlamaktır. Değerlendirmede HPV‘nin tipi, servikal smear sonucu, önceki HPV tipleri ve servikal smear sonuçları, hastanın yaşı, önceki CIN 2, CIN 3, kanser öncesi lezyon ve kanser öyküsü, gebelik durumu, gebelik beklentisi, savunma sisteminin durumu bizler için önemlidir.Bu nedenle yalnızca HPV pozitif ifadesi klinikte karar vermek için yeterli değildir.

Dikkat edilmesi gereken pekçok nokta vardır.
 
Sigara kullanmamak HPV’nin vücuttan atılması ve kanser öncesi lezyon riskini azaltmaya yardımcı olur.Düzenli tarama programları, düzenli smear takipleri aşı olmuş kişilerde de gereklidir.ACOG, HPV aşısı olmuş kişilerin de rahim ağzı kanseri taramasına devam etmesi gerektiğini bildirmiştir.

Soru sayfasını aç

HPV ENFEKSİYONLARININ NE KADARI KENDİLİĞİNDEN NEGATİFLEŞİR?+

Yaklaşık 2 yıl içinde % 80 hastada negatifleştiği bilinir. HPV enfeksiyonların çok büyük bir bölümü kendiliğinden savunma sistemiyle geriler, erkekler bu anlamda biraz daha başarılıdır.Klinik açıdan daha önemli olan HPV ne kadar süreyle vücutta kaldığı sorusudur.

 
HPV enfeksiyonunun birkaç ay içerisinde negatifleşmesi ile aynı yüksek risk HPV tipi‘nin yıllarca devam etmesi arasında kanser geliştirebilme açısından çok büyük farklılık vardır. Özellikle HPV tip 16’nın kalıcı olması diğer HPV tiplerine göre biraz daha risklidir.Bu nedenle günümüzde HPV enfeksiyon yönetiminde pozitif negatif olarak değerlendirmekten ziyade, bizler için önemli olan HPV genotipi, sitoloji yani servikal smear, hastanın yaşı, önceki HPV sonuçları, başka HPV tiplerinin mevcut olup olmadığı, önceki kolposkopi ve biyopsi sonuçları, geçmiş dönemdeki CIN öyküsü önemlidir.Bunların hepsini göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmak iyi olur.

Soru sayfasını aç

HPV ENFEKSİYONU SONRASI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ NE YAPAR?+

HPV‘nin seyrinde kişinin savunma sistemi kritik öneme sahiptir. Çoğu enfeksiyon klinik olarak sessizdir, yani hiç görünen lezyon olmadan kişi HPV pozitif olarak hayatını sürdürür.İnsan immün sistemi viral üretimi baskıladığında,HPV DNA artık saptanamaz hale gelir. 

 
Bu nedenle HPV pozitif bir hastaya, bu virüs artık hayat boyu sende kalacak demek bilimsel olarak doğru değildir. 
 
Aynı şekilde HPV kesin olarak tamamen yok oldu da denmemelidir. En doğru klinik ifade hastayı da rahatlatacak şekilde olmalıdır.
 
En doğru ifade HPV şu anda testte saptanamıyor şeklindedir.

Soru sayfasını aç

HPV NASIL BULAŞIR?+
HPV’nin bulaşması için mutlaka bir cinsel ilişki gerekmemektedir. Cilt-cilt teması gerekir. dolayısıyla sadece vajinal ilişki yoluyla bulaşmaz, anal ilişki, ağız-genital bölge teması, genital-genital temas ve enfekte cilt bölgelerinin teması yoluyla da bir başka kişiye bulaşabilir.Bu nedenle prezervatif yani kondom kullanımı HPV bulaşmasını tamamen engellemez, yani penis-vajina ilişkisi dışında başka bulaşma yolları da vardır.Kondomun prezervatifin HPV den koruyuculuğu %60-70 civarıdır.
 
Kondom HPV riskini azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. HPV’nin bulaşması için görünür, yani semptom veren bir genital siğilin bulunması da şart değildir. Hiç genital siğil öyküsü olmayan bir kişi de HPV taşıyabilir ve virüsü partnerine cinsel eşine aktarabilir. Kadınların rutin kontrollerinde hiç genital siğil lezyonları olmasa da % 20’sinde HPV pozitifdir. Bu oran erkeklerde %40’ lara çıkar. Yani siğil olmadan taşıyıcı olma durumu vardır.Bu nedenle HPV pozitifliği partnerin muhakkak yeni edinilmiş bir enfeksiyona sahip olduğunu, partnerin sadakatsiz olduğunu, partnerin yakın zamanda enfeksiyon kaptığını göstermez.Bu konuözellikle evli çiftlerde hasta danışmanlığında çok önemlidir.

Soru sayfasını aç

HPV NEDEN BAZI KADINLARDA KALICI OLUR?+

HPV‘nin kalıcı hale gelmesinde bir çok faktör rol oynayabilir. Bunlar arasında HPV tipi, savunma sisteminin durumu, beraberindeki enfeksiyon, savunma sistemini baskılayıcı immün süpresif tedaviler, sigara, ileri yaş, tekrarlayan HPV maruziyeti, beraberinde olan bazı enfeksiyonlar, servikal mikrobiata yani vajinal flora, metabolik ve hormonal faktörlerHPV’nin bazı kadınlarda daha çok kalıcı olmasını destekleyen konulardır.Özellikle sigara kullanımının, HPV‘nin kalıcılığı ve  kanser öncesi hastalıklar gelişimi açısından önemli risk faktörlerinden biri olduğu bilinmektedir.Yani HPV pozitifliği olan hastaların sigara içmemesi önemlidir. 

Soru sayfasını aç

HPV NEGATİF NE ANLAMA GELİR?+

Yüksek riskli HPV testinin negatif olması çok değerlidir; bu sonuç şu anda testte saptanabilir yüksek riskli HPV enfeksiyonu yok anlamına gelir.Ancak HPV negatifliği hayat boyunca HPV ile hiç karşılaşmayacaksınız anlamına gelmez, yeni bir HPV enfeksiyonu daha sonraki yıllarda başka bir cinsel ilişkili ile gelişebilir. Bu nedenle tarama programlarına belirli aralıklarla devam edilmesi önemlidir.

Soru sayfasını aç

HPV POZİTİF AMA SMEAR NORMAL+

Burada yapılacak işlem HPV tipine ve hastanın önceki sonuçlarına göre değişir.Örneğin HPV 16-18 pozitifliği daha ileri değerlendirme gerektirir.Diğer yüksek HPV tiplerinde ve smear negatif olduğu bazı durumlarda ise bir yıl sonra HPV temelli yeniden değerlendirme uygun olabilir. 

Soru sayfasını aç

HPV POZİTİF ÇIKTI, BU KANSER ANLAMINA GELİR Mİ?+

Hayır, HPV konusunda hastalara verilmesi gereken en büyük mesajlardan biri budur.Çünkü HPV pozitifliği hastaların çok büyük bir kısmında büyük moral bozukluğu yaratmaktadır.Fakat bizler için önemli olanda hastanın moralinin iyi tutularak immün sisteminin güçlendirilmesidir.  HPV pozitifliği rahim ağzında HPV DNA saptandı anlamına gelir. Tek başına kanser var demek değildir.Hatta bir çok HPV pozitif hastada servikal pap smear yanisitoloji tamamen normal olabilir. Yani HPV olur fakat rahim ağzınız temiz olabilir. Bu durumda amaç kanser olduğunu düşünmek değil kalıcı olan HPV enfeksiyonu ve  oluşturabileceği kanser öncesi lezyonu yakın bir zamanda yakalamaktır.

Soru sayfasını aç

HPV TESTİ İLE SMEAR AYNI ŞEY DEĞİLDİR+

Bu iki test farklı olayları araştırmaktadır HPV testi virüsün varlığını ve virüse ait olan DNA kırıntıları olup olmadığını araştırır. Papsmear  testi ise HPV‘ye bağlı olarak rahim ağzı hücrelerinde meydana gelen hücresel değişiklikleri araştırır.Dolayısıyla HPV testi HPV olup olmadığını, smear hücresel problem olup olmadığını gösterir.Bu iki yöntemin birlikte kullanılması klinik açıdan oldukça değerlidir.

 
Güncel rahim ağzı kanseri taraması 2026 Acog güncellemesi ortalama riskli kişiler için tarama yaklaşımını yeniden güncellemiştir. Buna göre21-29 yaşta genel yaklaşım; üç yılda bir sitoloji, 30-65 yaşta tercih edilen yöntem; beş yılda bir primer yüksek risk HPV testi taranmasıdır. Acog Temmuz 2026 tarihli güncellenmesi primer yüksek riskli HPV taramasını, 30-65 yaş için temel yaklaşım olarak benimsemektedir. Farklı ülkelerin yaş eşikleri arasında küçük farklılıklar bulunmaktadır.

Soru sayfasını aç

HPV VÜCUTTAN TAMAMEN ATILIR MI ?+

Bu soru hastalarımızın en çok sordugu ve istediği durumlardan biridir. HPV testi negatifleşebilir, ancak bu durum her zaman vücuttaki tüm HPV partiküllerinin kesinlikle tamamen sonsuza kadar yok olduğu anlamına gelmez.Viral klerens, HPV DNA testlerinde artık DNA’ nın saptanamaması durumunda kullanılan bir ifadedir. Bağışıklık sistemi enfeksiyonu kontrol altında tutabilir, HPV viral yükü azalabilir,  saptanmayacak seviyelere kadar düşürebilir ve de aldığımız rahim ağzı örneğinde HPV DNA negatif hale gelebilir. Fakat bu esnada bazı hücrelerde virüs çok düşük düzeyde latent yani kalıcı hal gösteriyor olabilir ve ilerki yıllarda tekrar ortaya çıkabilir.Bu nedenle HPV negatifliğiklinik olarak saptanabilen bir enfeksiyonun o anda olmadığı şeklinde değerlendirilmelidir.

Soru sayfasını aç

HPV’DEN KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLU AŞILAMA+

HPV aşıları, HPV enfeksiyonundanve HPV ile ilişkili kanserlerden korunmanın en önemli yollarından biridir.Yıllar içerisinde geliştirilen HPV aşıları giderek daha fazla HPV tipini içerir hale gelmiştir ve koruculukları da artmıştır.Günümüzde kullanılan dokuz valanlı aşı HPV tip6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58’e karşı koruculuk göstermektedir. Aşı yaptıran hastalarda bu tiplerin hastaya bulaşma ihtimali %10 civarıdır.

 
Aşıların temel özelliği koruyucu olmalarıdır, tedavi edici değildir, böyle bir beklentiye girmemek gerekir.Yani mevcut HPV enfeksiyonumuzun ortadan kaldırılması ve gerilemesi konusunda herhangi bir katkı sağlamamaktadır. Fakat aşı HPV enfeksiyonuna sahipken başka bir HPV tipiyle bulaş meydana gelmesini engeller. Aşılanmayı biz tavsiye ediyoruz, çünkü kişi aşının kapsadığı HPV tiplerine karşı henüz bağışıklık geliştirmemiş olabilir. Acog da önceki HPV enfeksiyonunun aşıdan alınabilecek olası yararı tamamen ortadan kaldırmadığını belirtmektedir.

Soru sayfasını aç

HPV’NİN YENİDEN ORTAYA ÇIKMASI MÜMKÜN MÜDÜR?+

Daha önce HPV negatif olan bir kişide yıllar sonra HPV pozitifliği ortaya çıkabilir.Bunun olası açıklamaları şu şekildedir; hasta başka bir cinsel ilişkiden yeni bir HPV tipi kapmış olabilir , ya da daha önce edinilmiş ve saptanamayan enfeksiyonu yeniden saptanabilir hale gelmiştir.Bu nedenle HPV yeniden çıktı, demek ki partnerinden bulaştı sonucuna varmak bilimsel olarak doğru değildir. 

Soru sayfasını aç

HSIL NEDİR?+

High Grade Squamous Intraepithelial Lesion terim’inin kısaltılmışıdır.Bu sonuç kolposkopik değerlendirme ve kolposkopik biyopsiyi gerektirmektedir. Kolposkopik değerlendirme sonucunda eksizyonel tedavi, yanihastalıklı dokunun çıkarılması gündeme gelebilir.Burada yine risk temelli yaklaşım ile sadece smear sonucuna göre değil hesaplanan hastanın CIN3 riskine göre karar karar verilebilir.

Soru sayfasını aç

KOLPOSKOPİ NEDİR?+

Kolposkopi rahim ağzının büyütülerek değerlendirilmesi işlemidir. Kolposkopi cihazı ile asetobeyaz alanlar,punktuasyon içeren alanlar, mozaik yapıdaki alanlar, anormal damar yapıları, transformasyon zonundaki değişiklikler değerlendirilebilir.Rahim ağzını daha büyük gösteren bir cihazdır. Asetik asit ile boyama yapılarak belirti veren alanlardan biyopsi alınabilir.Şüpheli alanlardan hedefli biyopsi almaya yarar.

Soru sayfasını aç

KOLPOSKOPİDE BİYOPSİ NEDEN ÖNEMLİDİR?+

HPV testi virüsü gösterir, servikal smear hücresel anormalliği belirler, kolposkopi lezyonun yerini gösterir.Kolposkopik biyopsi ise riski yüksek olan bölgeden biyopsi almış olmayı sağlar. 

Soru sayfasını aç

LSIL NEDİR?+

Low Grade Squamous Intraepithelial Lesion teriminin kısaltılmışıdır.Düşük dereceli skuamöz intraepitelial lezyondur. Çoğunlukla HPV enfeksiyonu ile ilişkilidir, fakat LSIL  saptanmış olması da kanser anlamına gelmemektedir.Özellikle genç kadınlarda savunma sistemi ile beraber LSIL durumunun gerileyebildiği gözlemlenmektedir, fakat bu durum HPV geçmişi ,geçmiş sonuçlar ve hastanın bireysel farklılıklarına göre yönetilmesi gereken bir durumdur.

Soru sayfasını aç

SMEAR SONUCUNDA ASCUS NE DEMEKTİR?+

Ascus patoloji uzmanının önemini tam belirleyemediği atipik hücreler anlamına gelmektedir.‘Önemini belirlenemeyen atipik skuamöz hücreler’ teriminin kısaltılmışıdır, bu sonuç kesinlikle kanser değildir.Çoğu hasta bu sonuçla beraber çok endişe duyar. Ascus’un pozitif olduğu durumlarda HPV testi yapılması gerekir.

 
HPV negatif ASCUS durumu ile HPV pozitif ASCUS durumu aynı şekilde yönetilmez. Daha önceden de bahsettiğimiz gibi risk temelli  bireysel yaklaşım bu konuda iyi olur.ASCUS, hastanın HPV sonucu ve önceki tarama öyküsüne göre farklı yönetilebilir.

Soru sayfasını aç

TEK DOZ HPV AŞISI YETERLİ Mİ?+

Bu konuda son yıllarda önemli araştırmalar yapılmıştır. 2024 yılında yapılan bir çalışmada tek doz HPV aşılamanın iki veya üç doz aşılamaya yakın bir koruyuculuk sağlayabileceğine yönelik kanıtlar vardır, ancak bu sonuçların farklı yaş grupları ve farklı aşı programlarıyla karşılaştırılması gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü uygun popülasyonlarda tek doz aşılamayı kabul eden bir yaklaşım geliştirmiştir.Çünkü aşılama programına uyamayacak sosyo-ekonomik olarak geri durumda olan ülkelerde HPV yaygınlığı fazladır ve bu ülkelerde tek doz aşılama uygun görülebilir.Fakat ülkemizin kabul ettiği politika üç doz aşılama şeklindedir.

 
O-2-6. ay programı üç doz aşılama gereklidir.Bazen acil duyarlılık gelişmesini istediğimiz durumlar olur.Örneğin HPV pozitif olan bir partnerle evlenecek olması durumunda, acil aşılama programına gireriz ve de 0-1-4. aylarda acil HPV aşılaması öneririz.

Soru sayfasını aç

TÜRKİYE’DE SERVİKS KANSERİ RAHİM AĞZI KANSERİ TARAMASI+

Türkiye’de ulusal programda 30-65 yaş arasındaki kadınlara, beş yılda bir HPV DNA taraması uygulanmaktadır.Tarama hizmetleri kamuya ait birimlerde ücretsiz olarak sunulmaktadır, fakat arzu ederseniz muayenehane şartlarında da bu taramalar rahatlıkla yapılabilmektedir.Bu nedenle Türkiye açısından vurgulanması gereken 30-65 yaş arasındaki kadınların HPV taramasına düzenli katılmasıdır.

Soru sayfasını aç

Sorunuz / Yorumunuz var mı?

Kategorinizi seçerek iletinizi gönderebilirsiniz. Başvurular yayın öncesinde yönetici onayına ulaşır.

Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik

Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’in ilgili maddesine göre: “Yurt içi tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinde kullanılan görsel içeriklerde, uyarı ve bilgilendirme amaçlı ve kolay okunabilir görünürlükte;Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir."

☎◎
☎Telefon